DEVLET YÖNETİMİ
VE HEZEYAN/MAKALE
Belli bir kara
parçası,toprak üzerinde teşkilat kurmuş insan topluluğuna denir devlet.Bir
siyasi varlıktan da söz edebiliriz.Zaman içerisinde bu devletin
siyasi,coğrafi,örfi,din,dil vs.gibi elzem sistemleri oluşur ve devleti
tamamlar.Bir devletin ezelden ebede yolculuğunda iki şey çok önemlidir,nüfus ve
idare.
Bu makaledeki
konumuz İDARE…!!!
Devlet yönetimlerinde belli başlı bilinen 4 büyük
sistem vardır.Bunlar.
1-Demokrasi
2-Oligarşi
3-Monarşi
4-Teokrasi
Bizim konumuz Demokrasi,yani “TÜRKİYE CUMHURİYETİ”devletinin
sistemi.
Eski
TÜRK’lerde,yada İSLAMİYET öncesi TÜRK’lerde devlet yönetimi,daha çok oba,kabile
yada federasyon biçiminde örgütlenmelerdi.İlk profesyonel Devlet anlayışı,ve
teşkilatlanma Asya Hun devletinde Mete Han zamanında başlar ki,ilk sosyal
devlet politikalarının temelinin atıldığı dönemdir. Türk’lerin teşkilatçı
olmaları çok devlet kurmalarının sebebi Bağımsızlık duygusu ve özgür
yaşamdır.Bu hiçbir millette olmayan bir fıtrattır. Dünyayı hakimiyeti
altına alarak, insanları adaletle ve barış içinde yaşatma ülküsü yüzyıllardır
Türk’lerin en önemli siyaseti olmuştur.Bu ülküye “Türk Cihan Hakimiyeti
Mefkuresi” denilir.Yüzyıllardır Hanlar,Hakanlar,Kağanlar,Hükümdarlar,Yagbular,Beyler,Alperenler,Dervişler
vs.hep bu siyaseti kendilerine şiar edinmişler ve uygulamışlardır. Mete hanın
politikası”Devlet,halk ve hakimiyettir”Halk varsa,devlet vardır siyaseti
izlemişlerdir.İnadığı davanın ölüm bile olsa taviz vermemişlerdir. Çi-çi Yagbu
ne diyor bakın“Boyun eğmeyeceğiz. Çünkü bu, şan ve şerefle yaşamış olan
ecdadımıza karşı büyük bir ihanet olur. Atalarımız, bizlere geniş ülkelerle
birlikte hürriyet ve istiklâli de emanet ettiler. Savaşçı ve süvari hayatımız
sayesinde yabancıları titreten bir millet olduk. Korumakla vazifeli
bulunduğumuz bütün bu emanetleri, adi bir ömür uğruna fedâ edemeyiz. Hepimizin
bildiği gibi savaşta erlerin kaderi ölümdür. Biz ölsek de kahramanlığımızın
şanı yaşayacak. Çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır”. Burada
idarecilik örneği veriyor.Şimdilerde hangi lider bunun gibi söylem yapabilir.Büyük
Komutan ve liderler böyle olur.İslam sonrası devlet yönetimleri daha da
değişmiş “İSLAM”i bir hal almıştır.Karluk Türk’leri ile devam edip ilk İslam
devleti olan karahanlılar dönemi TÜRK-İSLAM devletlerinde çığır açmıştır.Selçuklu
ve Osmanlılarda İslam dini yönetim modelleri olmasına rağmen,ortaasya kültürü
ve ruhu her daim etkili olmuştur.Devleti genişletmek ve geliştirmek,halkın
refah ve mutluluğunu sağlamak,ülkede adaleti sağlamak sosyal bir devlet
yaratmak hükümdarların en önemli görevleri arasında idi.Pek tabi ki bir
idarecinin yapması gerekenler. Her ne kadar Osmanlı
Devleti merkeziyetçi ve mutlak otoriteye dayalı
bir yönetim anlayışı ile yönetiliyor olmasına rağmen,”Devlet,Halk ve
hakimiyet”üçlemesi burada da geçerli idi.
Yavuz Sultan
Selim Han,dönemine kadar Mutlak Monarşi ile yönetilen Osmanlı bu dönemde
Halifeliğin Osmanlıya geçmesi ile Monarşi/Teokrasi yönetim biçiminde bile
idarede bir şey kaybetmemiştir.Cumhuriyet Türkiyesinde ise son 50 yıldır
maalesef idare ve yönetim zaafa uğramış,dejenere olmuş,silik ve aciz yönetim
tarzı vardır.Burada yönetim şekilleri ile alakalı basit yorumlar yaparken şunu
demek istiyorum “Bir liderin halkını ve ve tabii olduğu devleti değişime
sürükleyebilmesi için önce kendisinin dönüşmek zorunda olduğu,ve değişmek
zorunda olduğu”dur. Yüksek başarıya ulaşmanın sırrını, başkalarının
beklentilerini karşılamak yerine, insanın kendi sezgilerini dinlemesi olarak
tanımlıyorum.Lider ve idareci,öncüdür, önderdir, kaptandır,Tren katarında
lokomotif,gemide kaptan,O vagon ve römork değildir,örs ve ortadaki malzeme
değildir,çekiçtir.Bakışları yenileyen, hedefleri belirten,ufuk tazeleyen,ilham
veren heyecan katan motivatör bilge insandır.Halkına ve kitlere yön verip,yol
gösterirken önde gidendir.Fırsatları faydaya dönüştürmede
icraatçıdır,uzmandır.Arzulanan sonuçlara ulaşmada başlangıçları iyi
belirleyendir.O sonuçları tartışmaz,başlangıçları belirler.Yaşadığımız yüzyılda
böyle bir lider bulamadık.
Günümüze
uyarlarsak lider;
*Vizyon sahibi
olmalı.
*Tutkulu ve
fedakar olmalı.
*İnançlı, kararlı
ve tutarlı olmalı.
*Örnek teşkil
etmeli
*Güvenmesi/Takipçilerine
güvenmesi.
*Güvenilir olması
/ Takipçilerinin güvenini kazanmış olmalı.
*Motive etmeli.
*Beklentileri
vizyonla bütünleştirmeli.
*İlham vermeli.
*Gelişim odaklı
olmalı.
*Adalet duygusunun
olmalı.
*Mütevazı olmalı.
*İyi bir dinleyici
olmalı.
*Açık iletişim
kurmalı.
*İnsanlara karşı
duyarlı olmalı.
*Durumlara karşı
duyarlı olmalı.
*Yenilikçi olmalı.
*Hızlı ve etkin
karar vermeli.
*Esnek olmalı.
*Hız (zamanı etkin
kullanmalı).
*Sinerjik takım
kurabilmeli.
*Bilgi sahibi
olmalı.
Başarısız ve
kötü diye nitelendirilebilen lider,siyasetçi ve politik liderlerin özellikleri
şöyle sıralamak mümkün;
*Dürüst olmayan
yollarla koltuğu, otoriteyi ele geçirmek,biz buna sahte liderkikte diyebiliriz.
*Koltuğa yapışıp yıllarca otoriteye sahip
çıkmak,
*Güç gösterisine, güç sendromuna (güç
belirgisine) kapılmak,
*En iyileri seçmek yerine, yalakalara boyun
eğmek,
*Adil davranmaktan uzaklaşarak baskıcı yollara
başvurmak,
*Her konuda her şeyi bildiğine ve hata
yapmayacağına inanmak,
*Eğitilmiş, hazırlıklı olmayı savsaklamak,
*Kamu kaynaklarını savurganca kullanılmak,
*Dürüst ve açık iletişimde bulunmamak.
Ülkemiz maalesef
tam da bizim istediğimiz tarzda lider yetiştiremiyor.Veya bizim
istediğimiz tarzda adamları lider yapmıyorlar.Ne tür adamları lider
yapıyorlar.Bir yerlerden icazet almış birilerinin kontrolünde adamlar
nedense lider olabiliyor.Lider olabilmek için uzaklarda bir yerlerden
icazet almak ,onların güdümüne girmek şartmıdır.Bu vasıfta bir milli lider
bulamadığımız taktirde,Emperyal güçlerin emrinde olacağımız kesin.Arabayı sen
kullanıyor gibi olursun ama direksiyon başkasındadır.
Oğuz Kağan,Attila,Çağrı Bey,Alpaslan,1.Alaaddin Keykubat,Fatih
Sultan Mehmet,Yazuz sultan Selim,Abdülhamit Han,M.Kemal Atatürk,Alpaslan Türkeş
gibi lider ve Devlet Adamlarına,Yunus Emre,İmam Gazali,Ebu Bekir,Ömer bin
Hattab,Osman bin Affan gibi din bilginlerine ihtiyacımız var.
Benim “BÜYÜK
TÜRKİYE”mefkurem,iktisaden büyümek,kültürümüzü evrensel düzeye çıkarmak,uluslar
arası bir güç haline gelmek,ekonomi,kültür,siyasi ve hukuk alanında büyümektir.Onlarca
yıldır yabancılara peşkeş çekilen milli varlıklarımızı tekrar
millileştirmektir.Bütün bunları yapacak,önde gidecek bir lider temennisi ile…
Selam,saygı ve muhabbetlerimle.
YAŞAR KİRAZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder