29 Temmuz 2013 Pazartesi

DEVLET YÖNETİMİ

DEVLET YÖNETİMİ VE HEZEYAN/MAKALE

   Belli bir kara parçası,toprak üzerinde teşkilat kurmuş insan topluluğuna denir devlet.Bir siyasi varlıktan da söz edebiliriz.Zaman içerisinde bu devletin siyasi,coğrafi,örfi,din,dil vs.gibi elzem sistemleri oluşur ve devleti tamamlar.Bir devletin ezelden ebede yolculuğunda iki şey çok önemlidir,nüfus ve idare.
   Bu makaledeki konumuz İDARE…!!!
   Devlet  yönetimlerinde belli başlı bilinen 4 büyük sistem vardır.Bunlar.
1-Demokrasi
2-Oligarşi
3-Monarşi
4-Teokrasi
   Bizim konumuz Demokrasi,yani “TÜRKİYE CUMHURİYETİ”devletinin sistemi.

   Eski TÜRK’lerde,yada İSLAMİYET öncesi TÜRK’lerde devlet yönetimi,daha çok oba,kabile yada federasyon biçiminde örgütlenmelerdi.İlk profesyonel Devlet anlayışı,ve teşkilatlanma Asya Hun devletinde Mete Han zamanında başlar ki,ilk sosyal devlet politikalarının temelinin atıldığı dönemdir. Türk’lerin teşkilatçı olmaları çok devlet kurmalarının sebebi Bağımsızlık duygusu ve özgür yaşamdır.Bu hiçbir millette olmayan bir fıtrattır. Dünyayı hakimiyeti altına alarak, insanları adaletle ve barış içinde yaşatma ülküsü yüzyıllardır Türk’lerin en önemli siyaseti olmuştur.Bu ülküye “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi” denilir.Yüzyıllardır Hanlar,Hakanlar,Kağanlar,Hükümdarlar,Yagbular,Beyler,Alperenler,Dervişler vs.hep bu siyaseti kendilerine şiar edinmişler ve uygulamışlardır. Mete hanın politikası”Devlet,halk ve hakimiyettir”Halk varsa,devlet vardır siyaseti izlemişlerdir.İnadığı davanın ölüm bile olsa taviz vermemişlerdir. Çi-çi Yagbu ne diyor bakın“Boyun eğmeyeceğiz. Çünkü bu, şan ve şerefle yaşamış olan ecdadımıza karşı büyük bir ihanet olur. Atalarımız, bizlere geniş ülkelerle birlikte hürriyet ve istiklâli de emanet ettiler. Savaşçı ve süvari hayatımız sayesinde yabancıları titreten bir millet olduk. Korumakla vazifeli bulunduğumuz bütün bu emanetleri, adi bir ömür uğruna fedâ edemeyiz. Hepimizin bildiği gibi savaşta erlerin kaderi ölümdür. Biz ölsek de kahramanlığımızın şanı yaşayacak. Çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır”. Burada idarecilik örneği veriyor.Şimdilerde hangi lider bunun gibi söylem yapabilir.Büyük Komutan ve liderler böyle olur.İslam sonrası devlet yönetimleri daha da değişmiş “İSLAM”i bir hal almıştır.Karluk Türk’leri ile devam edip ilk İslam devleti olan karahanlılar dönemi TÜRK-İSLAM devletlerinde çığır açmıştır.Selçuklu ve Osmanlılarda İslam dini yönetim modelleri olmasına rağmen,ortaasya kültürü ve ruhu her daim etkili olmuştur.Devleti genişletmek ve geliştirmek,halkın refah ve mutluluğunu sağlamak,ülkede adaleti sağlamak sosyal bir devlet yaratmak hükümdarların en önemli görevleri arasında idi.Pek tabi ki bir idarecinin yapması gerekenler. Her ne kadar Osmanlı Devleti merkeziyetçi ve mutlak otoriteye dayalı bir yönetim anlayışı ile yönetiliyor olmasına rağmen,”Devlet,Halk ve hakimiyet”üçlemesi burada da geçerli idi. 
   Yavuz Sultan Selim Han,dönemine kadar Mutlak Monarşi ile yönetilen Osmanlı bu dönemde Halifeliğin Osmanlıya geçmesi ile Monarşi/Teokrasi yönetim biçiminde bile idarede bir şey kaybetmemiştir.Cumhuriyet Türkiyesinde ise son 50 yıldır maalesef idare ve yönetim zaafa uğramış,dejenere olmuş,silik ve aciz yönetim tarzı vardır.Burada yönetim şekilleri ile alakalı basit yorumlar yaparken şunu demek istiyorum “Bir liderin halkını ve ve tabii olduğu devleti değişime sürükleyebilmesi için önce kendisinin dönüşmek zorunda olduğu,ve değişmek zorunda olduğu”dur. Yüksek başarıya ulaşmanın sırrını, başkalarının beklentilerini karşılamak yerine, insanın kendi sezgilerini dinlemesi olarak tanımlıyorum.Lider ve idareci,öncüdür, önderdir, kaptandır,Tren katarında lokomotif,gemide kaptan,O vagon ve römork değildir,örs ve ortadaki malzeme değildir,çekiçtir.Bakışları yenileyen, hedefleri belirten,ufuk tazeleyen,ilham veren heyecan katan motivatör bilge insandır.Halkına ve kitlere yön verip,yol gösterirken önde gidendir.Fırsatları faydaya dönüştürmede icraatçıdır,uzmandır.Arzulanan sonuçlara ulaşmada başlangıçları iyi belirleyendir.O sonuçları tartışmaz,başlangıçları belirler.Yaşadığımız yüzyılda böyle bir lider bulamadık.
Günümüze uyarlarsak lider;

*Vizyon sahibi olmalı.
*Tutkulu ve fedakar olmalı.
*İnançlı, kararlı ve tutarlı olmalı.
*Örnek teşkil etmeli
*Güvenmesi/Takipçilerine güvenmesi.
*Güvenilir olması / Takipçilerinin güvenini kazanmış olmalı.
*Motive etmeli.
*Beklentileri vizyonla bütünleştirmeli.
*İlham vermeli.
*Gelişim odaklı olmalı.
*Adalet duygusunun olmalı.
*Mütevazı olmalı.
*İyi bir dinleyici olmalı.
*Açık iletişim kurmalı.
*İnsanlara karşı duyarlı olmalı.
*Durumlara karşı duyarlı olmalı.
*Yenilikçi olmalı.
*Hızlı ve etkin karar vermeli.
*Esnek olmalı.
*Hız (zamanı etkin kullanmalı).
*Sinerjik takım kurabilmeli.
*Bilgi sahibi olmalı.

   Başarısız ve kötü diye nitelendirilebilen lider,siyasetçi ve politik liderlerin özellikleri şöyle sıralamak mümkün;
*Dürüst olmayan yollarla koltuğu, otoriteyi ele geçirmek,biz buna sahte liderkikte diyebiliriz.
 *Koltuğa yapışıp yıllarca otoriteye sahip çıkmak,
 *Güç gösterisine, güç sendromuna (güç belirgisine) kapılmak,
 *En iyileri seçmek yerine, yalakalara boyun eğmek,
 *Adil davranmaktan uzaklaşarak baskıcı yollara başvurmak,
 *Her konuda her şeyi bildiğine ve hata yapmayacağına inanmak,
 *Eğitilmiş, hazırlıklı olmayı savsaklamak,
 *Kamu kaynaklarını savurganca kullanılmak,
 *Dürüst ve açık iletişimde bulunmamak.

   Ülkemiz maalesef tam da bizim istediğimiz tarzda lider yetiştiremiyor.Veya bizim istediğimiz tarzda adamları lider yapmıyorlar.Ne tür adamları lider yapıyorlar.Bir yerlerden icazet almış birilerinin kontrolünde adamlar nedense lider olabiliyor.Lider olabilmek için uzaklarda bir yerlerden icazet almak ,onların güdümüne girmek şartmıdır.Bu vasıfta bir milli lider bulamadığımız taktirde,Emperyal güçlerin emrinde olacağımız kesin.Arabayı sen kullanıyor gibi olursun ama direksiyon başkasındadır.

Oğuz Kağan,Attila,Çağrı Bey,Alpaslan,1.Alaaddin Keykubat,Fatih Sultan Mehmet,Yazuz sultan Selim,Abdülhamit Han,M.Kemal Atatürk,Alpaslan Türkeş gibi lider ve Devlet Adamlarına,Yunus Emre,İmam Gazali,Ebu Bekir,Ömer bin Hattab,Osman bin Affan gibi din bilginlerine ihtiyacımız var.
   
   Benim “BÜYÜK TÜRKİYE”mefkurem,iktisaden büyümek,kültürümüzü evrensel düzeye çıkarmak,uluslar arası bir güç haline gelmek,ekonomi,kültür,siyasi ve hukuk alanında büyümektir.Onlarca yıldır yabancılara peşkeş çekilen milli varlıklarımızı tekrar millileştirmektir.Bütün bunları yapacak,önde gidecek bir lider temennisi ile…

Selam,saygı ve muhabbetlerimle.
YAŞAR KİRAZ





  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...