29 Temmuz 2013 Pazartesi

SİVİL DARBE

Yasalar fakiri ezer
ve zenginler ise
yasaları yönetir.”
(Oliver Goldsmith.)


YAŞAR KİRAZ/KONYA


SİVİL DARBE
Kabul görmüş anlamda,cumhuriye’tin en ideal şeklini;çok partili bir siyasi hayata,genel seçimlerle işbaşına gelmiş ve bu seçilen kişilerin çıkardığı kanunlarla idare edilen,tarafsız ve hiçbir zümreye imtiyaz tanımayan bir idareye sahip,özgür ve demokratik bir devlet şeklinde telakki ederler.
Siyasi bir rejim olarak cumhuriyet halka dayanan,gücünü halktan alan bir devlet şeklini ifade eder.Dolayısıyla iktidarın millete ait olduğu bir sistemdir.Bu sebeple cumhuriyet’te egemenlik bir kişi veya zümreye değil,toplumun bütün kesimlerine aittir.Bu anlamda, başta Başbakan olmak üzere,devletin temel organlarında görev yapan kişilerin seçimle işbaşına geldikleri,bunların belirlenmesinde veraset sisteminin kesinlikle rol oynamadığı bir hükümet modelini benimser.
Kısaca Cumhuriyet;Devletin,egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığı ile kullandığı devlet biçimi ve modelidir.
AKP TÜRKİYE’Sİ:
TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri),Türkiye’nin kuruluşundan beri devam eden bir kurumdu.Her zaman toplumu ve devleti biçimlendirip yönlendiren bir kurumdu hemde.Ama şimdilerde roller değişti,şimdi AKP ordunun yerine militaristleşti.Toplumu biçimlendirip yönlendiren artık sivil iradedir.Şu aralar ülke’nin sivil vesayete doğru bir kaymanın olduğunu dillendirenler var,ama ben Türkiye’nin “askeri vesayetten kurtulup sivil vesayete girdiğini”düşünüyorum. AKP kendi derin devletini biçimlendiriyor.
sivil vesayet derinleşerek güçleniyor.Hatta Başbakan Erdoğan’ın “Otokrat”bir yapıya girdiğini de iddia edenlerden biri de benim.Her yerde “Ben demokratım ve hatta demokrasinin havarisiyim”derken,eleştirilince kişileri demokrasi düşmanı ilan etmesi bunun bir örneğidir.AKP’nin ideolojik ve zihinsel yapısının demokrasi ile bağdaşmadığını ve son seçimlerden sonra iyice arttığını düşünenlerden biriyim. 
Ak’la şu soru gelebilir,gelmelidir de,AKP’ye oy veren yada oy verecek olan vatandaşlarımız “sivil darbe”yi istemiş mi oluyor.?Ben milletin bir şey istediğini sanmıyorum.Birkaç yüz kelimelik Türkçe bilgisi ve süper düşük tahsil profili ile insan kaynaklarımız çok zayıf durumda.Dolayısı ile en büyük darbeyi AKP seçmeni yapmıştır gibi görünse de kısmen doğrudur.Bu konumdaki insanlar muhakeme yapamaz.Ancak hurafe ve biat kültürüne teslim olur.Bu pozisyondaki insanlar çoğalıp genel nüfus içinde baskın bir hale geldiklerinde sistem ve ülke biter.Biz şimdi bu aşamadayız.Cehaletle alnımızdan vuruluyoruz.Kusura bakmayın ama buna körü körüne biat denir.
(Oy verenler;duygularımız AKP tarafından istismar edildi veya hislerimize hayasızca vuruldu deme hakları yoktur.O zaman birileri çıkar,Bulgur,kömür,makarna kavramlarını ortaya sürer,his ve haya kutsalları değer kaybeder)
***
Bir ülke’yi vesayet altında bulundurmanın belli başlı temel öğeleri vardır.
1-Orduyu denetim altında tutma.
2-Yargıyı siyasallaştırma.
3-Anayasa.
4-Medya.
Bu dört maddeyi okuyan yalan diyemez.Orduyu denetim altında tutmanın getirisi “Askeri vesayet”ten kurtulursun.Yargıyı siyasallaştırmanın getirisi ise,paha biçilemez.(HSYK,Sayıştay,Danıştay,Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’ne ait çıkarılan kanunlara bakınız ve inceleyiniz)Çünkü alınacak her karar,çıkarılacak her kanun,satılacak/özelleştirilecek her kurum için gereklidir yargı.Anayasa için ise söylenecek tek şey,bekliyoruz.(muhtemelen kendi Anayasa’nı hazırlıyor).Medya ise bir ülkede,hükümetlerin ve  en önemli kozu’dur.İktidara getiren’de,gönderen de medyadır.Ülke’deki medya AKP tekelindedir.
AKP kendi krallığını kurdu.
80 yılda devletin kurduğu KİT’ler,AKP iktidarı döneminde yerli ve yabancı sermayeye satıldı 10 yıldaki 41 milyar dolarlık özelleştirme aynı dönemdeki 171 milyar dolarlık bütçe açığının yüzde 23’ünü karşılayabildi Türkiye son on yılda 171 milyar dolarlık bütçe açığı verirken, 2003-2012 döneminde son köprü ve otoyollarda dahil 41 milyar dolarlık  özelleştirme yaptı.AKP  dönemindeki 41 milyar dolarlık bu özelleştirme 171 milyar dolarlık  bütçe açığının % 23’ünü karşılayabildi.1985 yılında Özal’ın Başbakanlığı döneminde başlatılan ancak, kamuoyunun tepkileri karşısında özelleştirilemeyen KİT’ler, son 10 yıldaki AKP iktidarı döneminde eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın tabiriyle “babalar gibi satıldı”

Cumhuriyetin kurulmasından itibaren genç Türkiye  Cumhuriyeti’ndeki sermaye yetersizliği nedeniyle, devlet eliyle kurulan hemen her sektördeki bir çok tesis,85 yılına kadar Türk milletinin hem üretim, hem istihdam açısından adeta belkemiği oldu.1980 24 ocak kararlarından sonra dışa açılan Türkiye ekonomisi, 83’de ANAP’ın iktidara gelmesiyle birlikte piyasa ekonomisine geçebilmek için Türk parasının Kıymeti’ni Koruma Kanunu’nun kaldırılmasından,KİT’lerin özelleştirilmesi kanununa kadar bir çok değişikliğe gitti.85 yılında bazı küçük kuruluşların satışıyla başlayan özelleştirme,kamuoyunun direnciyle karşılaşınca ANAP döneminde özellikle  Türk Telekom,PETKİM,TÜPRAŞ gibi stratejik KİT’lere dokunulamadı..Özelleştirmeye karşı aynı direnç 90’lı yıllarda da devam etti. 2001 krizinden sonra iktidara gelen AKP ise,stratejik limanlardan,petrokimya tesislerine,elektrik üretim ve dağıtım tesislerine,hatta,bir çok gelişmiş ülke’nin bile stratejik olduğu için özelleştirmediği Telekom’a kadar sattı.Şimdi aynı senaryo TPAO için yapılıyor..
Sonuç olarak;
AKP keseri sürekli kendine doğru yonttuğunun vurgulanması gerektiğini düşünüyorum.AKP’nin anayasa değişikliği önerilerine üstünkörü bir bakış dahi, “çoğunluğun mutlak hâkimiyetine” dayanan bir zihniyetle hukuk sistemini ele geçirme niyeti ve çabasını görüyoruz.Adaletsiz bir ülkede Anayasa yapsanız no’lur.Rastgele maddeler eklenmesini de manidar buluyorum.AKP kendi anayasasını hazırlıyor.AKP’nin Cumhuriyet ve Demokrasi ile işi yok,ilgilenmiyor da.
Hükümetin,hiç gündemde olmadığı halde,İç Hizmet Kanunu'ndaki 35. Maddeyi değiştirip,orduyu cumhuriyeti değil,vatanı savunan bir kuvvet olarak tanımlaması sizce tesadüf mü?
Daha;Petrol yasası,Bor,Enerji,Ulaşım(Otoyollar,Havalimanları vs.),Sağlık,Milli Eğitim,2B Arazileri,Ard arda çıkarılan torba yasaların ulufe gibi nasıl dağıtıldığı,Çözüm süreci,Yargı kararları,Orman kararları,TOKİ,Darphane skandalları,AKP’li Belediyelerin fütursuz harcamaları vs.makalenin kısa olması sebebi uzatmıyorum.
AKP den kurtulmanın yolu,1071 ruhunda saklı.Yoksa anamız ağlamaya devam edecektir.
“Sultan Alparslan'ın kayınpederi ölür,ordu sefer hazırlıklarındadır.Cenaze merasimi yapılır.Artık sefere çıkma vakti gelmiştir.Fakat sultan keyifsizdir.
Selcen hatun (Eşi) Alparslan'a der ki ;
"”Babamızı gömdük ama davamızı gömmedik.Ordunun başına geç,Tuğları kaldır,Orduyu yürüt."”(!)
Saygı ve hürmetlerimle…Yaşar KİRAZ


Not:www.turansesi.com adresi kullanılarak,paylaşılabilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...