Yasalar fakiri ezer
ve zenginler ise
yasaları yönetir.”
(Oliver Goldsmith.)
YAŞAR KİRAZ/KONYA
SİVİL DARBE
Kabul görmüş
anlamda,cumhuriye’tin en ideal şeklini;çok partili bir siyasi
hayata,genel seçimlerle işbaşına gelmiş ve bu seçilen kişilerin çıkardığı
kanunlarla idare edilen,tarafsız ve hiçbir zümreye imtiyaz tanımayan
bir idareye sahip,özgür ve demokratik bir devlet şeklinde telakki ederler.
Siyasi bir
rejim olarak cumhuriyet halka dayanan,gücünü halktan alan bir devlet şeklini
ifade eder.Dolayısıyla iktidarın millete ait olduğu bir sistemdir.Bu sebeple
cumhuriyet’te egemenlik bir kişi veya zümreye değil,toplumun bütün kesimlerine
aittir.Bu anlamda, başta Başbakan olmak üzere,devletin temel organlarında görev
yapan kişilerin seçimle işbaşına geldikleri,bunların belirlenmesinde veraset
sisteminin kesinlikle rol oynamadığı bir hükümet modelini benimser.
Kısaca
Cumhuriyet;Devletin,egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler
için seçtiği milletvekilleri aracılığı ile kullandığı devlet biçimi ve
modelidir.
AKP TÜRKİYE’Sİ:
TSK (Türk
Silahlı Kuvvetleri),Türkiye’nin kuruluşundan beri devam eden bir kurumdu.Her
zaman toplumu ve devleti biçimlendirip yönlendiren bir kurumdu hemde.Ama
şimdilerde roller değişti,şimdi AKP ordunun yerine militaristleşti.Toplumu
biçimlendirip yönlendiren artık sivil iradedir.Şu aralar ülke’nin sivil
vesayete doğru bir kaymanın olduğunu dillendirenler var,ama ben
Türkiye’nin “askeri vesayetten
kurtulup sivil vesayete girdiğini”düşünüyorum. AKP kendi derin devletini
biçimlendiriyor.
sivil vesayet derinleşerek güçleniyor.Hatta Başbakan Erdoğan’ın “Otokrat”bir yapıya girdiğini de iddia edenlerden biri de benim.Her yerde “Ben demokratım ve hatta demokrasinin havarisiyim”derken,eleştirilince kişileri demokrasi düşmanı ilan etmesi bunun bir örneğidir.AKP’nin ideolojik ve zihinsel yapısının demokrasi ile bağdaşmadığını ve son seçimlerden sonra iyice arttığını düşünenlerden biriyim.
sivil vesayet derinleşerek güçleniyor.Hatta Başbakan Erdoğan’ın “Otokrat”bir yapıya girdiğini de iddia edenlerden biri de benim.Her yerde “Ben demokratım ve hatta demokrasinin havarisiyim”derken,eleştirilince kişileri demokrasi düşmanı ilan etmesi bunun bir örneğidir.AKP’nin ideolojik ve zihinsel yapısının demokrasi ile bağdaşmadığını ve son seçimlerden sonra iyice arttığını düşünenlerden biriyim.
Ak’la şu
soru gelebilir,gelmelidir de,AKP’ye oy veren yada oy verecek olan
vatandaşlarımız “sivil darbe”yi
istemiş mi oluyor.?Ben milletin bir şey istediğini sanmıyorum.Birkaç yüz
kelimelik Türkçe bilgisi ve süper düşük tahsil profili ile insan kaynaklarımız
çok zayıf durumda.Dolayısı ile en büyük darbeyi AKP seçmeni yapmıştır gibi
görünse de kısmen doğrudur.Bu konumdaki insanlar muhakeme yapamaz.Ancak hurafe
ve biat kültürüne teslim olur.Bu pozisyondaki insanlar çoğalıp genel nüfus
içinde baskın bir hale geldiklerinde sistem ve ülke biter.Biz şimdi bu
aşamadayız.Cehaletle alnımızdan vuruluyoruz.Kusura bakmayın ama buna körü
körüne biat denir.
(Oy verenler;duygularımız
AKP tarafından istismar edildi veya hislerimize hayasızca vuruldu deme hakları
yoktur.O zaman birileri çıkar,Bulgur,kömür,makarna kavramlarını ortaya
sürer,his ve haya kutsalları değer kaybeder)
***
Bir ülke’yi
vesayet altında bulundurmanın belli başlı temel öğeleri vardır.
1-Orduyu
denetim altında tutma.
2-Yargıyı
siyasallaştırma.
3-Anayasa.
4-Medya.
Bu dört
maddeyi okuyan yalan diyemez.Orduyu denetim altında tutmanın getirisi “Askeri vesayet”ten kurtulursun.Yargıyı
siyasallaştırmanın getirisi ise,paha biçilemez.(HSYK,Sayıştay,Danıştay,Yargıtay
ve Anayasa Mahkemesi’ne ait çıkarılan kanunlara bakınız ve inceleyiniz)Çünkü
alınacak her karar,çıkarılacak her kanun,satılacak/özelleştirilecek her kurum
için gereklidir yargı.Anayasa için ise söylenecek tek şey,bekliyoruz.(muhtemelen
kendi Anayasa’nı hazırlıyor).Medya ise bir ülkede,hükümetlerin ve en önemli kozu’dur.İktidara
getiren’de,gönderen de medyadır.Ülke’deki medya AKP tekelindedir.
AKP kendi
krallığını kurdu.
80 yılda
devletin kurduğu KİT’ler,AKP iktidarı döneminde yerli ve yabancı sermayeye
satıldı 10 yıldaki 41 milyar dolarlık özelleştirme aynı dönemdeki 171 milyar
dolarlık bütçe açığının yüzde 23’ünü karşılayabildi Türkiye son on yılda 171
milyar dolarlık bütçe açığı verirken, 2003-2012 döneminde son köprü ve
otoyollarda dahil 41 milyar dolarlık özelleştirme yaptı.AKP
dönemindeki 41 milyar dolarlık bu özelleştirme 171 milyar dolarlık bütçe
açığının % 23’ünü karşılayabildi.1985 yılında Özal’ın Başbakanlığı döneminde
başlatılan ancak, kamuoyunun tepkileri karşısında özelleştirilemeyen KİT’ler,
son 10 yıldaki AKP iktidarı döneminde eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın
tabiriyle “babalar gibi satıldı”
Cumhuriyetin kurulmasından itibaren genç Türkiye Cumhuriyeti’ndeki sermaye yetersizliği nedeniyle, devlet eliyle kurulan hemen her sektördeki bir çok tesis,85 yılına kadar Türk milletinin hem üretim, hem istihdam açısından adeta belkemiği oldu.1980 24 ocak kararlarından sonra dışa açılan Türkiye ekonomisi, 83’de ANAP’ın iktidara gelmesiyle birlikte piyasa ekonomisine geçebilmek için Türk parasının Kıymeti’ni Koruma Kanunu’nun kaldırılmasından,KİT’lerin özelleştirilmesi kanununa kadar bir çok değişikliğe gitti.85 yılında bazı küçük kuruluşların satışıyla başlayan özelleştirme,kamuoyunun direnciyle karşılaşınca ANAP döneminde özellikle Türk Telekom,PETKİM,TÜPRAŞ gibi stratejik KİT’lere dokunulamadı..Özelleştirmeye karşı aynı direnç 90’lı yıllarda da devam etti. 2001 krizinden sonra iktidara gelen AKP ise,stratejik limanlardan,petrokimya tesislerine,elektrik üretim ve dağıtım tesislerine,hatta,bir çok gelişmiş ülke’nin bile stratejik olduğu için özelleştirmediği Telekom’a kadar sattı.Şimdi aynı senaryo TPAO için yapılıyor..
Cumhuriyetin kurulmasından itibaren genç Türkiye Cumhuriyeti’ndeki sermaye yetersizliği nedeniyle, devlet eliyle kurulan hemen her sektördeki bir çok tesis,85 yılına kadar Türk milletinin hem üretim, hem istihdam açısından adeta belkemiği oldu.1980 24 ocak kararlarından sonra dışa açılan Türkiye ekonomisi, 83’de ANAP’ın iktidara gelmesiyle birlikte piyasa ekonomisine geçebilmek için Türk parasının Kıymeti’ni Koruma Kanunu’nun kaldırılmasından,KİT’lerin özelleştirilmesi kanununa kadar bir çok değişikliğe gitti.85 yılında bazı küçük kuruluşların satışıyla başlayan özelleştirme,kamuoyunun direnciyle karşılaşınca ANAP döneminde özellikle Türk Telekom,PETKİM,TÜPRAŞ gibi stratejik KİT’lere dokunulamadı..Özelleştirmeye karşı aynı direnç 90’lı yıllarda da devam etti. 2001 krizinden sonra iktidara gelen AKP ise,stratejik limanlardan,petrokimya tesislerine,elektrik üretim ve dağıtım tesislerine,hatta,bir çok gelişmiş ülke’nin bile stratejik olduğu için özelleştirmediği Telekom’a kadar sattı.Şimdi aynı senaryo TPAO için yapılıyor..
Sonuç olarak;
AKP keseri sürekli
kendine doğru yonttuğunun vurgulanması gerektiğini düşünüyorum.AKP’nin anayasa
değişikliği önerilerine üstünkörü bir bakış dahi, “çoğunluğun mutlak
hâkimiyetine” dayanan bir zihniyetle hukuk sistemini ele geçirme niyeti ve
çabasını görüyoruz.Adaletsiz bir ülkede Anayasa yapsanız no’lur.Rastgele
maddeler eklenmesini de manidar buluyorum.AKP kendi anayasasını
hazırlıyor.AKP’nin Cumhuriyet ve Demokrasi ile işi yok,ilgilenmiyor da.
Hükümetin,hiç
gündemde olmadığı halde,İç Hizmet Kanunu'ndaki 35. Maddeyi değiştirip,orduyu
cumhuriyeti değil,vatanı savunan bir kuvvet olarak tanımlaması sizce tesadüf
mü?
Daha;Petrol
yasası,Bor,Enerji,Ulaşım(Otoyollar,Havalimanları vs.),Sağlık,Milli Eğitim,2B
Arazileri,Ard arda çıkarılan torba yasaların ulufe gibi nasıl dağıtıldığı,Çözüm
süreci,Yargı kararları,Orman kararları,TOKİ,Darphane skandalları,AKP’li
Belediyelerin fütursuz harcamaları vs.makalenin kısa olması sebebi uzatmıyorum.
AKP den
kurtulmanın yolu,1071 ruhunda saklı.Yoksa anamız ağlamaya devam edecektir.
“Sultan Alparslan'ın kayınpederi
ölür,ordu sefer hazırlıklarındadır.Cenaze merasimi yapılır.Artık sefere çıkma
vakti gelmiştir.Fakat sultan keyifsizdir.
Selcen hatun (Eşi) Alparslan'a der ki ;
"”Babamızı gömdük ama davamızı gömmedik.Ordunun başına geç,Tuğları kaldır,Orduyu yürüt."”(!)
Selcen hatun (Eşi) Alparslan'a der ki ;
"”Babamızı gömdük ama davamızı gömmedik.Ordunun başına geç,Tuğları kaldır,Orduyu yürüt."”(!)
Saygı ve
hürmetlerimle…Yaşar KİRAZ
Not:www.turansesi.com
adresi kullanılarak,paylaşılabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder